EVORA İzmir
1 Yıl Sonra Teslim
EVORA İzmir İzmir / Konak Proje Detayı
Folkart Vega
6 Ay Sonra Teslim
Folkart Vega İzmir / Konak Proje Detayı
ALLSancak
2 Yıl Sonra Teslim
ALLSancak İzmir / Konak Proje Detayı
Bizim Mahalle 2. Etap
Hemen Teslim
Bizim Mahalle 2. Etap İstanbul Avrupa / Küçükçekmece Proje Detayı

Olası İstanbul depremi hakkında korkutan uyarı

Uzmanlar, olası bir İstanbul depreminde risklerden birinin “zemin sıvılaşması” olduğunu vurguladı. İstanbul’un sahil şeridinin tamamında risk olduğu belirtildi.

Uzmanlar, olası bir İstanbul depreminde en büyük risklerden birinin “zemin sıvılaşması” olduğunu ifade etti. Hürriyet Gazetesi’nde yer alan habere göre; yetkililer, İstanbul'un sahil şeridinin tamamında risk olduğunu belirtti.

BİNALAR YAPILMADAN ÖNCE ZEMİN İYİLEŞTİRMESİ YAPIN

Zemin etüdünü gereken koşullarda yapmayan, jeofizik metotlarını kullanmayan, önlem almadan yapılan binaların risk altında olduğunu vurgulayan Jeofizik uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Gündoğdu, yer altı su seviyesi yüksek olan yani dolgu alanların zemin sıvılaşmasına açık olduğunu söyledi. Oğuz Gündoğdu, bina yapılmadan önce yapılması gereken etütlerde, önlem alınıp zemin iyileştirmesi yapılıp daha sonra binanın yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Yüksek katlı binaların nasıl inşa edilmesi gerektiği konusunda Türkiye'nin geride olduğunu ifade eden Gündoğdu, zemin etütlerinde, zemin sıvılaşmasının çok önemli bir yer tuttuğunu belirtti ve ekledi: “Zemin etüdü yapılmadıysa, bina ya da yol farketmez son derece tehlike altında” dedi.

DEPREM ANINDA YIKIM BÜYÜK

Oğuz Gündoğdu, olası bir depremde İstanbul’da yıkımın büyük olacağını kaydetti. Olası İstanbul depreminin şiddetinin 7.5'a yakın olacağını hatırlatan Gündoğdu; “Yüksek hızda geleceğini düşünüyoruz. Silivri civarında kırılmasını bekliyoruz. Marmara Denizi'nin son 3 senedir aktivitesi değişti. 7.5 artı-eksi 2 diye söylüyoruz. Depremin şiddeti 7.5 büyüklüğünde olacaksa Endonezya depremindeki gibi her şey yaşanabilir” şeklinde konuştu.

SAHİL BANTLARINDA SIVILAŞMA RİSKİ

İstanbul ölçeğinde genelde sahil bantlarında sıvılaşma riski olan bölgelerin olduğundan bahseden İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna; “Deprem anından suya doygun zeminlerde, tekrarlı titreşim hareketlerinde zemin taşıma kapasitesini sıfırlar. Sıfırladığında ise üzerindeki yapı da oturma ya da yana doğru yıkılma söz konusu olabilir” dedi.

YAPI STOKU İNCELENMELİ

Nusret Suna, zemin sıvılaşmasının 1995 yılındaki yaşanan Kobe depremiyle ilk kez incelenmeye başlandığını kaydetti. Sıvılaşmanın dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Suna; “Zemin değerlendirme raporlarında eğer o parselde bir sıvılaşma riski varsa ona göre önlem alınarak inşaatın yapılması isteniliyor. Kurumlar da zaten buna göre projelerini kontrol ederler. Eski yapı stokumuzun da buna göre yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerekiyor. Israrla belirttiğimiz gibi İstanbul'daki yapı stokunun zemin durumlarının ve zemin üstündeki yapı durumlarının incelenmesi gerekiyor” dedi.

17 Ağustos depreminde Gölcük Değirmendere'de dolgu alanındaki binaların hepsinin Sapanca Gölü'ne, Marmara Denizi'ne doğru gittiğini hatırlatan Nusret Suna; “Demek ki deniz kenarındaki dolgu alanları her zaman risklidir” dedi.

Maltepe ve Yenikapı dolgu alanlarının yerinin olası bir depremde fay hattına oldukça yakın olduğunun altını çizen Suna; “Bilim adamlarının söylemlerine baktığımız zaman küçük ölçekli de olsa bir tsunami olacak. Depremde bu dolgu alanlarını doğa geri alır. Bundan dolayı bu bölgelerin toplanma alanı olarak ilanı yanlış” şeklinde konuştu.