"Cinayet illa adam öldürmek değildir, kenti öldürmek de cinayettir"

Görevi süresince kamu yararına işler yapmaya devam edeceğini anlatan Bakan Özhaseki, "Ben böyle öğrendim, buraya öyle geldim. Bunun mücadelesini inşallah vereceğim" dedi.

Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde Atakum Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği Bölge Toplantısı'nda konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Anadolu coğrafyasının dünyanını en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Bu coğrafyanın her köşesinde ya hüzünlü bir hikaye var, ya başka bir olay yaşanmış ve onlardan günümüze kalan ölümsüz binlerce eser var. Her bir köşesi saklanması ve korunmasını gerektiren bu değerler bu coğrafyaya adeta açık hava müzesi sıfatı veriyor. Dünyanın başka bir yerinde yok. Aslında coğrafyamız çok çatışmacı bir coğrafya. Gelen medeniyetler, eski medeniyetlerin izlerini silerek yola devam ediyorlar, vahşi şekilde onları yakıyorlar, yıkıyorlar. Günümüzde de görüyoruz Suriye'de olanları. Bu değerlere hiç saygı yok, kıymetini de bilmiyorlar. O haldeyken günümüze Anadolu coğrafyasında binlerce tarihi eser var. Hepimize düşen görevler var. Özellikle belediyelerimiz, bunları gözümüz gibi saklamamız, korumamız, içine tarihi fonksiyon yükleyip yaşatmamız ve gelecek nesillere aktarmamız birinci vazifemiz olsa gerek diye düşünüyorum."

Kültürlerine, kimliklerine ve değerlerine sahip çıkmamaları halinde toplum olarak ayakta kalınamayacağını vurgulayan Özhaseki, "Kültürlerine sahip çıkmayan toplumların bir süre sonra sıradanlaşacağı, daha sonraki süreçte de yok olacağını hepimizin bilmesi gerekiyor. Elbette toplum olarak, birey olarak bu kültüre sahip çıkarken şehirlerimize de sahip çıkmalıyız. Şehirler inanç biçimimizi, yaşayışımızı, örflerimiz ve adetlerimizi yansıtırlar. O kimliğin şehirlerde yaşaması önemli. O kimliğin son dönemde biraz arabesk kültürüne doğru kayması, karmaşık bir hal alması doğrusu insanı üzüyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Rant elde etmeye çalışan grupların saldırı altındayız"

Özhaseki, temsil ettiği bakanlığın iki cephesi bulunduğunun altını çizerek, bir cephesinin çevre, diğer cephesinin de şehir olduğunu söyledi.

Özhaseki, "78,5 milyon hektarlık alanda 9 milyon hektar neredeyse bizim bakanlığa ait koruma alanları içerisinde yer alıyor. Oraları tahrip ettirmemeye uğraşıyoruz. Bir taraftan da alanımızı tahrip etmeye, oralardan rant elde etmeye, oralardan çok hızlı bir şekilde para kazanmaya çalışan grupların saldırıları altında olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Onlara karşı bir mücadele var fakat bu mücadelede ince bir denge bulunuyor. O dengeyi mutlaka gözetmemiz gerekiyor. Bir taraftan da yatırımlar yapılacak, bu yatırımların da sürmesi lazım." diye konuştu.

Deniz kenarında otel yapılacağını ama korunmuş alanlarda yaptırılmaması gerektiğini vurgulayan Özhaseki, şöyle konuştu:
"Bunları yaparken çatıştırmadan, doğru yerlerde bu işi kurtarabilirsek en başarılı bakanlık bizim bakanlığımız olur. Kömüre dayalı termik santraller var. Dışarıdan gelen ithal kömürle yapılan iş zaten cari açığı çoğaltıyor. Kömürün parasını veriyorsunuz, sonra elektrik üretmeye çalışıyorsunuz. Bizim kömürümüz var. Yerli santraller kurmak lazım. Şimdi nereye varsanız, orada bir çevre ayağa kalkıyor. Kimse duman çıkaran, kendilerini rahatsız edecek bir yapıyı yanında görmek istemez. Modern teknoloji ile dışarıya gazlar verilmiyor, kimseyi rahatsız etmiyor, tabiat tahrip olmuyor ve yerli kömürden enerji üretip kendi içerinizde bunu çok rahat kullanabiliyorsanız, bunun önünün açılması gerekiyor. Rüzgar gülü gibi yeraltı madenlerimizden enerji temin etmemizi ne kadar çoğaltırsak, dışa bağımlılığımız o kadar azalır."

"250-300 bin metrekare inşaat alanını yok ettim"

Bakan Özhaseki, göreve başladığı günden itibaren İstanbul ile ilgili 250 ila 300 bin metrekare inşaat alanını yok ettiğini vurgulayarak, "Nasıl yok ettim. İşte Bakırköy'den gelmiş. Eski planda 60 bin metre, bizimkiler yapmış 115 bin metre. Yönetmelikten gelen haklarla birlikte 150 bin metre. Arada 80 ila 90 bin metre fazla inşaat fazlası veriyorsunuz. Bakırköy sahilinde bu, 100 metrelik 900 rezidans demek. Bu oranın trafiğini mahveder, altyapısını mahveder, yaşayan insanları mahveder. Bu kent cinayetidir. İlla cinayet adam öldürmek değil, kenti öldürmek de cinayettir. Bir taraftan da adalet duygusunu sarsmaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Beşiktaş Belediye Başkanı'nın yanına geldiğini kaydeden Özhaseki, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bir parkımız var Sayın Bakanım, 12 bin metre, sizin bakanlıktan 2,5 yoğunluk verildi' dedi. Parka nasıl veriliyor 2,5 yoğunluk. 40 bin metrekare inşaat alanı verilmiş. Yani 7-8 tane 15 katlı bina dikiyorsunuz oraya. Hangi vicdan kabul eder bunu. Bunun hangi dinde yeri var. 'Bunları benim bakanlığım vermişse peşinen kabul ediyor ve iptal ediyorum' dedim ve bitti. Ben böyle öğrendim, buraya öyle geldim. Bunun mücadelesini vermeyeceksem, orada niye oturuyorum. Bunun mücadelesini inşallah vereceğim."